İtalyan spor otomobil devi Ferrari, merakla beklenen yeni nesil modeli Ferrari Luce’yi Roma’da düzenlenen özel bir etkinlikle tanıttı. Maranello merkezli marka, tamamen elektrikli altyapıya sahip yeni modeliyle tarihinde yeni bir dönemin kapısını aralarken, performans, tasarım ve sürüş deneyiminde alışılmış Ferrari anlayışını farklı bir boyuta taşıyor.

Ferrari’nin “Şahlanan At” olarak bilinen efsanevi kimliğini geleceğe taşıyan Luce, markanın ilk tamamen elektrikli yüksek performanslı otomobili olma özelliğini taşıyor. Model, Ferrari’nin mevcut motor seçeneklerinin yerini almak yerine, markanın ürün gamını genişleten yeni bir teknoloji ve tasarım vizyonu olarak konumlandırılıyor.
Ferrari tarihinde yeni bir sayfa
Ferrari Luce’nin dünya lansmanı, Roma’daki simgesel Vela di Calatrava – Città dello Sport kompleksinde gerçekleştirildi. Bu özel tarih ve mekânın seçilmesi ise tesadüf değil. Ferrari, 25 Mayıs 1947’de ilk yarış zaferini Roma’da Ferrari 125 S modeliyle kazanmıştı. Aradan geçen 79 yılın ardından marka, şimdi yine Roma’da geleceğin Ferrari anlayışını temsil eden yeni modelini tanıttı.

Ferrari CEO’su ve mühendislik ekibi tarafından “geleceğe açılan yeni bir kapı” olarak tanımlanan Luce, markanın 2022’de duyurduğu çoklu enerji stratejisinin en önemli adımlarından biri olarak görülüyor.
Dört elektrik motoru ve 1050 beygir güç
Ferrari Luce’nin temelinde tamamen markaya özel geliştirilen yeni bir platform bulunuyor. Her tekerleğe ayrı güç veren dört elektrik motoruyla donatılan otomobil, toplamda 1050 beygir güç üretiyor.

0’dan 100 km/s hıza yalnızca 2,5 saniyede ulaşabilen Luce, 0-200 km/s hızlanmasını ise 6,8 saniyede tamamlıyor. Modelin maksimum hızı 310 km/s’nin üzerine çıkarken, tek şarjla 530 kilometrenin üzerinde menzil sunuluyor.
Araçta kullanılan 122 kWh kapasiteli yüksek voltajlı batarya sistemi doğrudan Maranello’da geliştirildi ve üretildi. 800 volt mimarisi sayesinde 350 kW hızlı şarj desteği sunan sistem, Ferrari’nin motor sporlarından elde ettiği teknolojileri de bünyesinde barındırıyor.
Ferrari’de bir ilk: Elektrikli dört çeker sistemi
Ferrari Luce, markanın tarihinde ilk kez tamamen elektrikli dört tekerlekten çekiş sistemiyle geliyor. Her tekerlekte bağımsız çekiş, direksiyon ve süspansiyon kontrolü sağlayan sistem sayesinde otomobil, yol şartlarına ve sürüş dinamiklerine anlık olarak uyum sağlayabiliyor.

Ferrari’nin geliştirdiği yeni nesil tork yönetim sistemi ise elektrikli otomobillerde sıkça eleştirilen “ani ve tekdüze hızlanma hissini” ortadan kaldırmayı hedefliyor. Direksiyon üzerindeki özel kulakçıklarla sürücü, tork aktarımını ve rejeneratif frenleme seviyesini manuel olarak yönetebiliyor.
Ferrari tarihinin en konforlu modeli
Markaya göre Ferrari Luce yalnızca performans değil, aynı zamanda günlük kullanım ve konfor açısından da yeni standartlar belirliyor. Aktif süspansiyon sistemi, bağımsız arka aks yönlendirmesi ve gelişmiş ses yalıtımı sayesinde Luce, Ferrari tarihinin en konforlu modeli olarak tanımlanıyor.

Araçta ayrıca Ferrari’nin şimdiye kadar geliştirdiği en gelişmiş NVH (gürültü, titreşim ve sertlik) teknolojileri kullanılıyor. Özel elastik şasi sistemi sayesinde yol ve rüzgâr sesleri önemli ölçüde azaltılmış durumda.
Ses deneyimi de yeniden tasarlandı
Elektrikli otomobillerin en büyük tartışma konularından biri olan motor sesi konusunda da Ferrari farklı bir yaklaşım geliştirdi. Luce’de kullanılan sistem, otomobilin mekanik bileşenlerinden elde edilen gerçek titreşim ve frekansları işleyerek doğal bir sürüş sesi oluşturuyor.

Ferrari’nin patentini aldığı sistem, elektrik gitar mantığına benzer şekilde çalışıyor ve sürüş moduna göre ses karakteri değişebiliyor. Böylece sürücü ister sessiz bir kullanım ister daha sportif ve agresif bir ses deneyimi tercih edebiliyor.
Tasarımda Jony Ive imzası
Ferrari Luce’nin tasarım sürecinde Apple’ın efsanevi tasarımcısı olarak bilinen Sir Jony Ive ile ünlü endüstriyel tasarımcı Marc Newson görev aldı. LoveFrom adlı yaratıcı kolektifle birlikte geliştirilen model, Ferrari’nin klasik çizgilerini korurken daha sade, akıcı ve modern bir tasarım dili benimsiyor.

Özellikle geniş cam yüzeyleri ve “kabuk formundaki” gövde yapısı otomobilin en dikkat çekici detayları arasında yer alıyor. Ferrari ayrıca ilk kez 23 inç ön ve 24 inç arka jant kombinasyonunu seri üretim bir modelde kullanıyor.
Beş koltuklu ilk Ferrari
Ferrari Luce, markanın tarihinde ilk kez beş kişilik oturma düzenine sahip bir model olarak da öne çıkıyor. Yeni elektrikli mimari sayesinde iç mekânda daha geniş yaşam alanı sunulurken, dört kapılı yapı da günlük kullanımı kolaylaştırıyor.

Kokpitte fiziksel düğmeler ile dijital ekranlar birlikte kullanılıyor. Samsung Display iş birliğiyle geliştirilen ekran sistemi, mekanik kontrol hissini dijital teknolojiyle bir araya getiriyor.
“Elektrikli Ferrari” değil, yeni bir Ferrari

Ferrari, Luce’yi yalnızca elektrikli bir otomobil olarak değil, tamamen yeni bir Ferrari konsepti olarak tanımlıyor. Marka, bu modelle birlikte elektrikli teknolojinin performans, sürüş hissi ve tasarım açısından Ferrari ruhuyla birleşebileceğini göstermeyi amaçlıyor.

Ferrari Luce, markanın mühendislik, aerodinami ve sürüş dinamikleri konusundaki iddiasını elektrik çağında da sürdürmeye hazır olduğunun en güçlü göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.


